Tahkimin Daha Çok Uygulama Bulması Yabancı Sermayeyi Çeker

Çarşamba, 22 Aralık 2010 21:52 yönetici
Yazdır

Türkiye Unlu Mamul Makine Sanayicileri Birliği (TUMMAB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, halen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmeyi bekleyen Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile ilgili çok önemli saptamalar yaptı, üç tasarıya da eklenmesi için önerilerde bulundu.

Hukuk sistemi ile kanunların, günün ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda düzenlenmesinin, iş dünyası için çok önemli olduğunu belirten Barutçuoğlu, bu olmadığı takdirde adalet dağıtan kurumların tam tersini yapar hale gelebildiğine dikkat çekti. Türk Ticaret Kanunu’nun 1956, Borçlar Kanunu’nun 1926, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ise 1927 yılından beri yürürlükte bulunduğunu anımsatan Barutçuoğlu, Meclis’te bekleyen tasarıların kanunlaşmasının, Türk iş dünyasının yolunu açacağını ifade etti.

Barutçuoğlu, “Bu üç kanun da Türk ticaret hayatı için son derece önemli. Biz değişik platformlarda bunlarla ilgili görüşlerimizi ifade ettik. Türk Ticaret Kanunu; şirketler hukuku, sigorta, çek ve poliçe gibi bin 500’den fazla başlığı içeriyor. Bu kanunda tahkimin mutlaka yer alması gerekiyor. Tahkim, keyfi değil kanun gereği olmalı. Ben 2004 yılında BTSO Meclisi’ne verdiğim önergeyle tahkim kurulunun oluşturulması konusunda karar aldırmıştım. Ancak bu konuda bugüne kadar herhangi bir somut adım atılmadı. Tahkimin, mutlaka yeni Ticaret Kanunu’nda yer alması lazım. Ülke olarak uluslararası tahkimi kabul ettiğimiz için, iç tahkimle ilgili yasal zeminin de paralel biçimde oluşturulması lazım” dedi.

ULUSLAR ARASI MARKALAR TAHKİME ÖNEM VERİYOR
Barutçuoğlu, tahkim konusu üzerinde niye ısrarla durduğunu ise şöyle anlattı:  “Ticari davalar çok masraflı ve yüksek harçlara tabi… Bu bakımdan hem süre açısından hem de daha az masrafla ve kararların da isabetli olabilmesi için bazı davalar tahkimin içinde halledilmeli. Tahkimin yetkisizlik verdiği veya karar veremediği davalarda ise adli yargıya gidilmeli. Aksi takdirde iki taraf arasındaki her türlü uyumsuzluğun direkt adli mercilere taşınması pahalı bir yargılama… Ayrıca uzmanlaşmamış mahkemeler, sadece bilirkişi kararlarına dayanmak ve yoğun dosya yükü nedeniyle adaletin tecellisi gecikiyor… Dolayısıyla tahkimin, görüşmeleri yapılırken mutlaka Türk Ticaret Kanunu’na eklenmesi gerekiyor. İş dünyasının beklentisi bu yönde… Tahkim, yabancı sermayenin ülkemize daha fazla gelmesine ortam yaratacak ve Türkiye, uluslararası oyuncu olacak. Uluslar arası markalar, gideceği ülkenin hukuki altyapısına çok önem veriyor…”

Tahkimin “kurul” olarak Türk Ticaret Kanunu’na girmesi gerektiğinin altını çizen Mustafa Barutçuoğlu, üye sayısı 5 bin kişiyi aşan ticaret ve sanayi odaları bünyesinde kurulması gereken tahkim kurulunun; biri hukukçu, biri muhasebeci, üçüncüsü de o konuyla ilgili uzman teknik kişiden oluşması gerektiğini belirtti.

YEMİNLİ BİLİRKİŞİLİK MÜESSESESİ KURULMALI
Ticaret mahkemelerinde görevli hakimlerin mutlaka uzmanlaşması gerektiğini ifade eden Barutçuoğlu, bilirkişilik müessesesi ile ilgili görüşlerini de açıkladı. TUMMAB Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, “Bilirkişilik müessesesi daha ciddi sorumluluklar yüklenmeli ve bu müesseseler verdikleri kararlardan sorumlu olmalı. Hatta bunlar için de, yeminli mali müşavirlikte olduğu gibi, mahkemelere isimlerini yazdırmış, kadrolu bilirkişiler değil de ‘bilirkişilik uzman firmaları’ muhatap alınmalı ve onların raporlarına itibar edilmeli. Uzmanlaşmamış kişilerin verdiği raporlar yanlış olabiliyor” diye konuştu.

ALACAK İÇİN RESMİ DAYANAK OLMALI

Türk Ticaret Kanunu’nda yapılması gereken bir düzenlemeyle; çek, bono, poliçe ve faturaya dayanmayan hiçbir alacakla ilgili takip yapma ve dava açma hakkının tanınmamasını isteyen Barutçuoğlu, alacak için mutlaka resmi bir dayanak olması gerektiğini kaydetti. Borçlar Kanunu’nda ‘sözleşmelerle’ ilgili bölümün mutlaka uluslar arası standartlara uygun hale getirilmesini isteyen Barutçuoğlu, bu sözleşmelerle ilgili uzlaşmazlıkların yine önce tahkime, sonrasında ise gerekirse ticaret mahkemelerine gitmesi gerektiğini vurguladı.

SANAL YOLSUZLUKLAR ÖNLENMELİ

Günümüzde oldukça yaygınlaşan ve tüm kurum-kuruluşların kullanır hale geldiği “elektronik ticaret” ile ilgili gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının zaruri hale geldiğini belirten Barutçuoğlu, “Elektronik ticaret çok gelişti. Ticaret ve Borçlar Kanunu’nda, elektronik ticaretle ilgili ‘sanal’ yolsuzluk ve usulsüzlük yapılmasının da gerekli altyapı oluşturularak önüne geçilmeli. Hem sözleşmeler, hem de Türk Ticaret Kanunu’nun diğer maddelerine, elektronik yolsuzlukları da dikkate alıp, bunları önleyici tedbirler konulmalı. Elektronik ortamda yapılan alışverişlerde uluslararası güvenlik tedbirleri uygulanmalı” dedi. “Şekil’ esaslı olan Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun da mutlaka ‘gerçek’ esaslı hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Barutçuoğlu, Türk Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu’nun ancak bu şekilde bir bütünlük arz edeceğini ve adil yargılamanın önünün açılacağını vurguladı.

TÜRKİYE ŞİRKET ÇÖPLÜĞÜNE DÖNDÜ
Türk Ticaret Kanunu’nda “şirketler” ile ilgili yapılması gereken düzenlemelere de değinen TUMMAB Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, şöyle devam etti: “Yapılan yeniliklere göre, bir kişi anonim veya limited şirket kurabilecek. Şirket sahibinin sorumluluğu, şirketteki sermaye oranı ile sınırlı olmalı. Aynen Avrupa’daki gibi… Çok büyük firmaların birçok yerde ortaklığı olabilir. Dolayısıyla vergi ve SSK yönünden şirket ortağı olduğu için bu kişilerin üzerine hücum edilebilir. Bunun önüne geçilmeli. Yani şirket sahibinin sorumluluğu, şirketteki sermayesi kadar olmalı. Öte yandan bir şirketin kuruluşu kadar kapanışı da çok kolay olmalı. Bu böyle olamadığı için Türkiye, hiçbir faaliyeti bulunmadığı halde kapanışı gerçekleşemediği için kağıt üzerinde açıkmış gibi duran çok sayıda şirketin bulunduğu bir ülke haline geldi. Yani Türkiye deyim yerindeyse şirket çöplüğüne döndü…”


Türkiye’nin ekonomik anlamda AB ile ilişkilerini daha da geliştirebilmesi, iş dünyasının da dünya ticaretinden hak ettiği payı alabilmesi için çağdaş normlarda Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na ihtiyaç olduğunun altını çizen Mustafa Barutçuoğlu, “Meclis’te görüşülmeyi bekleyen bu üç yasa tasarısının, sivil toplum örgütleri ve uygulamadaki oyuncuların da görüşleri alınarak kanunlaşmasında büyük yarar görüyorum. Bu, hem yargıda yeniden bir yapılanma imkanı verecek, hem de kanunları daha anlaşılır hale getirecek” dedi.

Kaynak: Ekonomi Pusula

Cumartesi, 18 Temmuz 2015 08:17 tarihinde güncellendi